Rusya’nın saldırıları, 15 Temmuz Salı günü Ukrayna’nın Sumy ve Odesa şehirlerinde korkunç bir bilanço bıraktı. Bölgesel yetkililer, bu saldırılarda altı kişinin hayatını kaybettiğini, en az yirmi kişinin ise yaralandığını bildirdi. Olayın ardından itfaiye ekipleri, yangınları söndürmek ve hasar gören binaları incelemek için seferber oldu. Durum oldukça ciddiydi; her yer duman altındaydı ve insanlar panik içerisindeydi.
Sumy’deki saldırılar, yerel halkın büyük bir korku içinde sığınaklara koşmasına neden oldu. Yahu, adamlar ne yapıyor böyle? İnsanların günlük hayatı bir anda cehenneme döndü. Odesa’da da benzer sahneler yaşandı; halk, siren sesleri eşliğinde evlerini terk etmek zorunda kaldı. Vatandaşlar, evlerinde güvende olmayı umarken, bir anda patlayan bombalarla sarsıldılar. Bu ne yaman bir çelişki, değil mi?
İtfaiye ve kurtarma ekipleri, hemen olay yerine ulaştı. Yangınları söndürmek için canla başla çalıştılar. Ama işin aslı şu ki, hasar gören binaların durumu pek iç açıcı değildi. Gözlerimizi açtığımızda, her şeyin ne kadar hızlı bir şekilde değişebileceğini bir kez daha anladık. Bir gün, sokakta yürürken hayatı tartıyorsunuz, ertesi gün bir bomba patlıyor ve her şey alt üst oluyor.
Bölgedeki yetkililer, yaralıların hastanelere kaldırıldığını ve durumlarının ciddiyetini koruduğunu belirtti. Bakın, bu insanların acısını düşünmek bile zor. Ne olursa olsun, sivil halkın bu tür çatışmalara maruz kalması kabul edilemez. Olayların nasıl gelişeceği ise henüz bilinmiyor. Tüm bu yaşananlar, dünya genelinde büyük bir infial yaratırken, uluslararası toplumdan gelen tepkileri de merakla bekliyoruz.
Umarım, bu felaketlerin bir an önce son bulması mümkün olur. Gelişmeleri dikkatle takip ediyoruz…
Kaynak: Orijinal Haber